Hangi Borç Fıkrası
3. Mustafa'nın veziri Koca Ragıp Paşa'nın konağında bir Ramazan günü oruç üzerine sohbet yapılıyordu. Ragıp Paşa, orada bulunanlardan Şair Haşmet'e:
- Haşmet! Senin de borcun var mı? diye sorunca, Haşmet:
– Evet efendim! diye cevap verdi. Mahalle bakkalına bin kuruş, kasaba beş yüz kuruş.
Ragıp Paşa gülerek:
– Onu sormuyorum yahu, ded... fıkranın devamı
fıkraoku.com ekledi,
Türkmen Aşiretleri Fıkrası
Osmanlı paşalarından Derviş Paşa, zorla yerleşik hale soktuğu Türkmen aşiretlerine İslam'ın şartlarını yerine getirmelerini, oruç tutup namaz kılmalarını da emretmiş. Köylüler derlermiş ki;
- Bak şu Derviş Paşa'nın adaletsizliğine; 500 haneli Alanlı köyüne de aynı salmayı vurdu, 50 haneli bizim köye de; onlara da 30 oruç, beş vakit namaz... fıkranın devamı
fıkraoku.com ekledi,
Tıfli Mezarlıkta Fıkrası
II. Abdülhamit zamanında Enderun'da Tıfli lakabı ile meşhur bir zat vardı.
Bir gece körkütük sarhoş olmuş ve Karacaahmet mezarlığına giderek, ölen arkadaşının başında nara atmış ve kahkahalarla gülmeye başlamıştı. Ancak bölgenin güvenliğinden sorumlu subaşı kendisini yakalayıp karakola götürür.
Komiser Tıfli'yi şöyle bir süzdükten sonra... fıkranın devamı
fıkraoku.com ekledi,
Hacet Kalmadı Fıkrası
Yusuf Kamil Paşa, Mısır'a giderken, uğurlamaya gelenler arasında Nihat Bey'i görünce:
- Söyle bakalım, sana Mısır'dan ne getireyim? Diye sorar, Nihat Bey de:
- Efendim, malumunuz Kanlıca tepesindeki Mihrabat'ta oturuyorum. Tepeye araba çıkmıyor. Buranın beygirlerine de ben binmeye cesaret edemiyorum. Bir Mısır merkebi ihsan buyurursanız... fıkranın devamı
dersimiz.com ekledi,
Kaderin İcabı Fıkrası
Kenân Rıfâi ye sormuşlar:
– Madem ki neticede kaderin dediği oluyor. O halde niçin çalışıyoruz?
Şu cevabı vermiş:
– Çalışmak da kaderin icabı olduğu için!
Hafız ekledi,
Faydalı Taş Fıkrası
Tüccardan biri Fuat Paşanın parmağındaki iri tek taş yüzüğe bakıp duruyormuş, Fuat Paşa'ya sormuş:
- Paşam, bu taş sana kaç para getiriyor?
- Hiç, ne getirecek?
Adam gülmüş:
- Bende iki taş var, dede yadigârı, yılda elli altın getiriyorlar.
- Ne taşı bunlar?
- Değirmen taşı, paşam!
fıkraoku.com ekledi,
Güven Fıkrası
Çu Kung, hocası Konfüçyüs'e iyi bir yönetimin nasıl olacağını sordu. Usta şöyle cevap verdi:
- Yeteri kadar yiyecek, yeteri kadar silah ve halkın güveni.
- Hiçbir alternatifiniz kalmadı ve sıkıştınız. Önce bunlardan hangisinden vazgeçersiniz? Sorusuna Usta, "Silah” dedi. Sonra “yiyecek”. Niçin? denilince Konfüçyüs cevap verdi;
- Çünkü ... fıkranın devamı
fıkraoku.com ekledi,
İftihar Etmek Fıkrası
Şeyh Şâmil, çarlık idaresi tarafından yakalanıp esir edildiğinde, Çar II. Alexander:
– Sizin gibi büyük bir insanı misafir etmekle iftihar ederim deyince,
Şeyh Şâmil'in cevabı şu olmuş:
– Siz benim misafirim olsaydınız, ben daha çok iftihar ederdim.
fıkraoku.com ekledi,
Mahlukatın İlmi Bir Nokta Kadardır! Fıkrası
Kemalpaşa zâde gençliğinde servetine ve bâhusus ilim ve marifetine mağrur bir kişiydi. Azametle arkası üzerine yaslanarak oturmayı pek severdi. Bir gün seyyahın biri yanına gelerek; "Efendi! Bir sualim var" dedikten sonra sordu:
- Allah’ın ilmine nispetle mahlukatın ilmi nenin gibidir?
Kemalpaşa zâde:
- Var hey torlak sen de! dedi, hiç... fıkranın devamı
fıkraoku.com ekledi,
İstemezük Fıkrası
İstanbul'un meşhur ayaklanmalarının birinde padişah sarayının etrafını kuşatan halkın "istemezük, istemezük" diye bağırmalarına hiçbir şeyden habersiz içkili Bektaşi de katılır, o da "istemezük, istemezük" diye bağırmağa başlar. Neyi istemediklerini anlamak maksadıyla halkın arasına katılan padişah soruşturma neticesinde sadrazamı istemed... fıkranın devamı
fıkraoku.com ekledi,