Bulmanın Keyfi Fıkrası
Nasreddin Hoca kasabanın pazarına gitmiş. Eşeğini bir yere bağlamış. Alış veriş yapmış. Döndüğünde eşeğini bağladığı yerde bulamamış. Hemen bir tellâl tutmuş. Şöyle bağırtmağa başlamış:
- "Eşeğimi kim bulup getirirse, Semeriyle, yularıyla ve üstündeki her şeyle beraber eşeğimi ona vereceğim."
- "Hoca efendi" demişler, "eşeği bulana ... fıkranın devamı
mervenur ekledi,
Komşunun Kazanı Fıkrası
Kasabada tefeci bir adam varmış. Başı sıkışan birine para verirse getirdiği güne göre faizini hesaplayıp alırmış.
Günün birinde bir komşusu bu tefeciden büyük kazanını emanet istemiş. Almış. İşini görmüş. İade ederken de içine bir küçük kazan koymuş. Sahibi emin olmak için sormuş.
- "Bu tencere ne?"
Komşusu; "Senin kazan doğurdu"... fıkranın devamı
adalet ekledi,
Mısır'a Kadı Oldu Fıkrası
Bir gün Hoca, gene eşeğini kaybeder. Eee, bu kaçıncı!. Gayri canına 'tak' eder. "illallah bu tas kafalının elinden! Aklını basına alsın da, biraz da o beni arayıp bulsun!" diye söylenir. Şuradan şuraya adımını atmaz. Aradan aylar, günler geçer. Kör olası ne döner gelir, ne bir kuru selam gönderir. Günlerden bir gün Hoca eşekler başı Deli ... fıkranın devamı
Komik Fıkralar ekledi,
Bakkal Borcu Fıkrası
Sözde Nasreddin Hoca'yı topluluk içinde küçük düşüreceklerdi. Oldukça zengin birisi:
- Hoca efendi, borcunuz var mı? Diye sordu.
- Evet, bakkala biraz borcum var.
- Canım onu sormuyorum. Namaz borcun var mı?
Hoca kızar:
- Namaz borcunu bana ALLAH sorabilir. Size düşen bakkal borcunu sormaktır.
Furkan BEĞEN ekledi,
What If It Does Fıkrası
One day, Nasreddin Hodja walks over to Akşehir Lake with copper bucket in his hands and starts pouring spoonfuls of yoghurt into the lake. Seeing Hodja near the lake with a copper bucket full of yoghurt, the curious villgaers ask:
-"What"s up, Hodja? What on earth you up to?"
-"I"m turning the lake into yoghurt" replies Hodja.
-"Revere... fıkranın devamı
elen andrean ekledi,
O Zamanda Ben Bulunmadım Fıkrası
Nasreddin Hoca, işlerinin çokluğu, dünya telâşeleri, hastalık, sağlık vs gibi çeşitli bahanelerle ibadetten birçok zaman kaytaran birileri ile sohbet ediyormuş. Mazeretleri de bir sürü imiş. Bir ara söz yemekten, içmekten açılmış.
- "Bugünlerde canım bir helva yemek istiyor ki!... Bir türlü pişirip de yiyemedik" demiş, Nasreddin Hoca.
... fıkranın devamı
ZEHRA ekledi,
Ay Yerini Buldu Fıkrası
Günlerden bir gün, gecelerden bir gece Hoca Nasrettin, kuyudan su çekmeye karar vermiş. Elinde su kovası, bahçedeki kuyunun başına gelmiş. Tam kovayı sarkıtacağı sırada, kuyunun içinde Ay'ı görmüş:
– Eyvah! Ay kuyuya düşmüş, deyip üzülmüş. Sonra da Ay'ı kuyudan nasıl çıkaracağını düşünmüş. Aklına kovası gelmiş. Ay'ı kova ile çıkarmaya ka... fıkranın devamı
Cengizhan Tanıdır ekledi,
Acemi Bülbül Fıkrası
Hoca bir gün, yol kenarındaki hayrat ağaçlardan birine çıkmış, incir yemeye başlamış. Yanından geçen bir yolcu seslenmiş:
- "Hey ! Sen kimsin ? Ne yapıyorsun orada ?"
- "Ben bülbülüm" demiş Hoca.
Adam :
- "Öyleyse öt bakalım" deyince, Hoca karga gibi acayip sesler çıkarmış.
- "Bu ne biçim bülbül sesi yahu", demiş adam. "Bül... fıkranın devamı
Gülendam ekledi,
Evlendiğinde Fıkrası
Hoca'ya sormuşlar:
— Evlendiğinde kaç yaşındaydın?
— Ne bileyim, demiş, o zamanlar aklım başımda mıydı sanki.
duru ekledi,
Çaylak Fıkrası
Nasrettin Hocaya sormuşlar;
— Hocam, bir rivayete göre çaylak denilen hayvan altı ay erkek olurmuş, altı ay ise dişi; doğru mudur?
— Valla, demiş, bu suale hakkıyla cevap verebilmek için bir yıl çaylak olmak gerek!
Ekrem ekledi,