Bir gün çok ünlü bir ressamımızın yolu, önemsiz bir hastalık nedeni ile Karadenizli doktorTemel'in muayenehanesine düşmüş.
Dr. Temel para almamış, küçük bir resmi tercih edeceğini söylemiş. Ressam bir süre sonra koca bir tabloyla gelince:
- Uyy, pu çok değerli, kapul edemem.
Ancak ressam alması için ısrar edince:
- Peçi öyleyse, size bi fituk ameliyati borcum olsun.
Temel vakit namazını kılmak için camiye gider, ama kapı kitlidir.
İçerden sesler geldiğini duyunca kapıyı zorlayarak içeri girer. İçerir girer ama bir de ne görsün, imam efendi bir kadınla uygunsuz vaziyettedir!
Temel;
— Tüh senin sıfatına! diye tükürünce imam der ki:
— Hele işim bitsin, sana camiye tükürmek nedir göstereceğim!
Bir gün Temel Almanya'ya seyahate gider. Orada bir şapkacı dükkanına girer. Bir şapka beğenip satıcıya sorar:
- Bu şapka ne kadar?
- 150 dolar.
- Bu şapkanın delikleri nerede?
- Ne deliği, şapkada delik ne alaka?
Temel de şöyle der;
- 150 doları verecek eşeğin kulaklarının geçeği delikler...
Bir otobüs yolculuğu sırasında mola verilmiş. Çok sıkışan Temel otobüsten indiği gibi tuvalete koşmuş. Tuvaletler arası fazla yalıtım olmadığından, Temel tuvalete girdikten kısa süre sonra, yan tuvaletten bir ses gelmiş:
- Merhaba!
Temel bu sesi duyunca önce ne yapacağını şaşırmış, sonra istemeyerek de olsa "Merhaba" demek zorunda kalmış. Hemen ardından:
- Nasılsın? diye ses gelmiş.
Temel yine şaşırıp muhabbete devam etmiş.
- İyiyim teşekkür ederim siz nasılsınız?
Yan tuvaletten cevap gelmiş:
- Ne yapıyorsun? Bu soruyu duyan Temel, soruyu soranın o an ne yaptığını tahmin edeceğini düşünerek konuyu dağıtmak için:
- Trabzon dan İstanbul'a gidiyorum, ya siz? demiş. Yan kabinden sinirli ses tonu ile cevap gelmiş:
- Aşkım şimdi telefonu kapatmak zorundayım. Yan tuvalette adamın biri var, sana sorduğum soruları cevaplıyor.